Eskiden her ay yazmaya çalışırken en son Mart ayındaki yurtdışı gezimizde kalmışım... Ama bu üç ayda çok şey oldu hayatımızda; babamız masterını bitirdi, eski düzenimize geri döndük, yeni evimize taşındık, Erdem eve alışmaya çalıştı, 23 Nisanda babannemizin yanına Edremitte kaplıacalara gittik, anneler ve babalar günlerini kutladık...
Erdem, değişiyor, büyüyor, yeni odasına alıştı, güzelce yatağında yatıyor. Okuluna gidiyor ama tatil günlerini iple çekiyor, "r" lere bastırarak konuşmaya devam ediyor. Arabalara, markalara ve dolayısıyla okumaya ilgisi hiç bitmiyor, resimle pek arası yok ama araba ve çöp adam çizebiliyor. Babası geldiğinden beri ayrılmaz ikililer, toplar, arabalar ve formalarımız olmazsa olmazlar... Biraz daha akıllanıyor gibi ama bu aralar en zor olan durumlar; " Ben giycektim, hayır giymiycektim. Tamam giy oğlum, hayır giymiycektim. Hayır giycektim." eskiden de bu zıt söylemler oluyordu ama bu aralar daha fazla galiba...
23 Nisan tatilimizde halalarımız, babannemiz, dedemiz ve kuzenlerimiz hep beraber Edremitte babannemizin kaplıca devremülküne gittik ve hepsini görmüş olduk... Havuza girdik, altınoluk, akçay gezdik...Babannemiz biraz yoruldu ama değdi...
Anneler gününde de anneannemiz, dedemiz, teyzemiz, nehircik ve eniştemiz hep beraberdik, güzel bir kahavaltı yaptık, berroşumuzla birlikte nice anneler gününe... Mayıs ayı evimize yerleşmekle geçti, Mayıs ayı sonunda babannemiz Ankaraya bizi görmeye geldi, Erdem üç gün okula gitmedi, babaannesiyle hasret giderdiler...
Babalar gününde de üç yıldır üst üste gittiğimiz İncekte aynı yerde kahvaltı yaptık... Her zamanki gibi dede torun çimlerde yuvarlandılar. Allah babalarımızı ve Erdemin de babasını başımızdan eksik etmesin... Hep böyle güzelce kutlayalım...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder