15 Ağustos 2011 Pazartesi

17 nci ay

Evet, artık bir buçuk seneliğine Ankara'dan uzaklaşmamızın zamanı geldi, üniversiteyi bile annesinin dizinin dibinde okuyan, çocuğu bahane ederek annesine beş dakikda yürüme mesafesinde oturan ve ailesinden bir iki haftadan daha uzun bir ayrılık yaşamayan biri için çok zor olcağını düşündüğüm yolculuğumuz yarın başlıyor... Herşey hazır sayılır, bavullar, ilaçlar, Erdemin eşyaları, kitapları, tek hazır olmayan biziz herhalde...İnşallah güzel anılarla dönerizi umud etmekten başka birşey kalmıyor...


Cuma günü Erdemin son aşısı olan 18 ayda yapılcak karma aşısını da 17 inci ayda yaptırdık... 17 inci ayımızı bitirmemize 4 gün var ama, doktor amcamız Erdemin son kontrolünü de yaptı. Bu ay hastalığı nedeni ile 200 gram vermiş oğluş, aslında çok daha fazla kilo kaybetmişti ama bu toparlamış hali 12 kilo 600 gram geldi, boyumuz 84 cm. 12 dişimiz tamamlanmış, üst köpek dişlerinden biri de kabarmış durumdaydı. Doktor kontrolümüzün özeti böyle.

Erdemde son bir haftdır, ilginç bir değişim var. Çok fazla sayıda kelime söylemeye başladı.

deya(derya); ayak(ayak); bacak(bacak); saç (saç); baş(baş); pila (pilav); çiçe(çiçek); düttü(düştü); sıca(sıcak); ütü(ütü)

Bunlar yeni kelimeleri oğluşun. Her biri ayrı ayrı mutlu ediyor insanı. En güzel değişiklik de sarılırmısın dediğimizde sarılıp kafasını omzumuza yaslaması ve tüm yorgunlukların bir anda unutuluvermesi...
İngilterede neler bekliyor bizi bilmiyorum ama bunca ayrılığın en güzel kısmı, oğlumun en tatlı zamanlarına, her gün sabah işe gitmeden, akşam koşturarak eve gelip bugünde neler kaçırdım acaba demeden tanıklık edecek olmam herhalde...

Yarın gidiyoruz, bir kaç hafta internete bağlanamayız herhalde, ama bağlanır bağlanmaz durumumuzu aktarırım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder