Erdem büyüdü... 18 inci ayını da bugün itibariyle bitirdi. İsteklerini sadece bakarak ve ağlayarak anlatan bebek, birçok şey söyleyen, kızan, şaka yapan, akıl yürüten bir yumurcağa dönüştü...
- Sürekli yeni kelimeler var artık hayatımızda,
- Son kelimelerimiz, kamyon, düğme (düme), cocuk (çocuk), yamur (yağmur), yıdıs (yıldız), ay dede, makaka(makarna), polis, ayıcık
- İki kelimeli cümleler başladı ama çok değil,
-Son bir aydır sayı merakı çok fazla, her bir şeyin üstündeki sayıları söylemeye çalışıyor, dört, iki, altı, en zoru dokuz, pek tatlı söyleyemiyor,
-Ve en önemlisi artık bir hikaye kitabını sonuna kadar dinleyebiliyoruz, tabi her kitabı değil, beğenmesi şart. (Fatma teyzesinin önerisi "Yaramaz Fındık" favorimiz, burda aldığımız "I love you daddy" adlı kitap ilk defa baştan sona sabırla dinlediğimiz kitap oldu, tabi benim çevirimle. Resimleri çok güzeldi. Bir de "Aferin Küçük Ayı" şimdilik bu kadar. Hepsinin ortak yönü ana kahramanının ayıcıklar olması. Diğerlerini de okuyoruz ama yarısında sıkılıyor beyefendi.)
-Boyumuzu, kilomuzu bilmiyoruz, İngiltereye geldiğimizden beri artış var ama ölçmedik,
-Yavaş yavaş inatlaşmalar da başladı, giyinmek istemiyor beyefendi, dışarı çıkarken pantolon giymiycekmiş, çorap olsun hiç istemiyor, daha doğrusu bana itiraz etmek hoşuna gidiyor, biz de napalım gelişiyor diyoruz
Aklıma gelenler bunlar, bakalım yeni üç aylık dönemde neler bekliyor bizi....



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder