19 Ocak 2014 itibariyle 34 üncü ayımızı da bitirdik... Bebek Erdemle çocuk Erdem arasındaki fark resimden de görüleceği üzere artık çok daha belirgin. Hangisi daha eğlenceli, hangisi daha tatlı, hangisi daha zor, hangisi daha uğraştırıcı diye kendime sorduğumda, şimdiki zamanda buluyorum cevabı... Zorluk da güzellik de yıllarla doğru orantılı olarak artıyor... Çok gülüyoruz, çok şey paylaşıyoruz, çok kızıyoruz, çok kavga ediyoruz, çok gıcık ediyoruz, her şeyi o kadar çok çok yapıyoruz ki iyi kötü bi şekilde dengeleniyor, tüm hayatta olduğu gibi... Ama eski fotoğraflara baktığımda özlediğim bişey de yok değil, ne yazık ki masumiyette yıllarla ters orantılı galiba...
Bu ay kreşte de kış ve kardan adam gündemde olunca Erdemle birlikte ilk ödevimizi yaptık. Bir kardan adam tasarlıycaktık, annesi malzemeleri aldı ve Erdem de yapıştırmaları yaptı...Ve ikisi birlikte poz verdiler.
Son aylarda, özellikle okula başladıktan sonra Erdemin puzzla olan ilgisi azaldığından yeni puzzlelarımız Erdemin sevdiği ve ilgisini çeken otobüs, uçak vb gibi araçlardan oluşuyor... Yapıyor ama ben hatırlatmasam pek de aklına gelmiyor.
Hoplamalı zıplamalı oyunlardan ve arabalardan arta kalan vakitlerimizde puzzle, boyama, ıpad ve legolar var. Legolarla, okul, market, ev yapıp oynuyoruz. Kitaplar, uyku vaktimizdeler...
Geçen hafta sonu, şirinlere gittik dedesiyle birlikte, elimizde kinderden çıkan küçük şirinlerle birlikte. Değişik geldi Erdeme... Okullar tatile girdi inşallah bir sinemaya da gidebiliriz. Bu hafta sonu ki, kelimemiz "Hayır" ve bizimki hayırı yeni öğrendi, şimdiye kadar, olmaz öyle yapmıycam böyle yapcam diyerek karşı çıkan bizim oğlan şimdi olur olmaz herşeye hayır demeye başladı. Ve kreşle birlikte hayır da girmiş oldu hayatımıza.
Bu arada bu postu önceden yazmışım ama yayınlamamışım neden bilmiyorumm....35. ay geldi biz 34 de kalmışız...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder