29 Nisan 2013 Pazartesi

Üç Yaş...

Oldukça yoğun bir bir ay geçirdiğimizden ancak yazabiliyorum...

Oğluşumun, canımın üçüncü yaşını bile yazamadım.

 
Üçüncü yaşımızı kutlarken babamız henüz İngiltereden dönmemişti. 19 Mart günü ilk kutlamamızı okulda arkadaşlarımız ve öğretmenlerimiz ile yaptık. Okuldaki kutlamamız sırasında Babamıza telefondan görüntülü bağlandık, akşamında da evde anneannesi, dedesi, teyzesi, eniştesi, amcası, yengesi, Elif ablası ve Nilgin babannesi ile birlikte kutladık...Oğluş keyifliydi, okulda doğumgününden sonra arkadaşları ile bol bol dans ettiler, en yakın arkadaşı İlker ve Tuna ile ne kadar yakın olduklarını görmek güzeldi. Hediyelerine çok mutlu oldu, hediye olayı çocukları çok mutlu ediyor. O kadar mutlu oldu ki, bu aralar "Martta doğumgünümü kutladık şimdi de Haziran da kutluycaz dimi anne" diyor kendileri...
 
 
24 Martta babamızı almaya ve biraz da gezmeye İngiltereye gittik, oğluşla uçak yolculuklarımız fena değildi, tek sıkıntımız kulaklarının basınç nedeni ile ağrıması oldu, sakız çiğnedik, yutkunduk, ağız hareketleri yaptık, sonraki seyahatlerimizde de gördükki çocukların kulağı ağrımasın diye kulaklık da takılabiliyor. Onu da denedik, fena olmadı.
 


 
Bir hafta İngilterede kaldık, Londraya, Edinburga gittik. Bu seyahatlerimizi trenle yaptık, Türkiye 20 dereceyken, İngiltere de kar yağıyordu, o soğukta Lonrada gezemediğimiz yerleri gezdik, London Zoo'ya gittik, British Museumu gezdik.  Şatolar şehri Edinburgh ise güneş ve ayaza rağmen tüm ihtişamı ile güzeldi.
 
 
4-5 gün de Manchesterdan Barcelona'ya gittik, soğuk ve kasvetli İngiltereden kendimizi birden sıcak ve rengarenk bir Akdeniz şehrinde bulmak pek hoşumuza gitti. İngiltereden 2 saatlik bir uçak yolculuğuyla gittik. Sıcak, sevimli ve renkli bulduk Barcelonayı. Erdemi sevindiren kısmı ise Barcelonadan Messi formasıyla dönmek oldu.
 
 
Barcelona seyahatimiz sonrasında ise sıra Manchesterdaki evimizi kapatmaya geldi,  bir buçuk iki yıllık İngiltere maceramız sona erdi... Herşeyin bitişi zor olduğu gibi, bu da hüzünlüydü ama artık yeni bir başlangıç bizi bekliyordu. Babamızı da alıp 7 Nisanda Türkiyeye geldik...
 
 
 
Son bir aydır da tuttuğumuz yeni evimize yerleşmekle uğraşıyoruz, boya badana, temizlik, taşınma derken koşturmamız devam ediyor, ancak 1 Mayısta artık bitiyor ve yeni evimizde yeniden üç kişilik ailemizle yaşamaya başlıyoruz. Bu arada, 23 Nisan tatilinde de babannemiz, dedemiz ve halalarımızın yanına Edremitte kaplıcalara gittik. Biraz stres attık, dinlendik, yüzdük, hasret giderdik...Ordaki resimlerimizi daha sonra yükliycem kuzenler de kah oynadılar kah kavga ettiler, güzel bir üç gün geçirdik...  
 
Erdeme gelince, üç yaşını bitirmesi ile en büyük değişikliklerden biri uykusunun ağırlaşması oldu, öğlen uykularına daha dirençli olmaya başladı, gece uyanışları azalmaya başladı, ancak bu aradaki babasının gelmesi, ev değişiklikleri, ordan oraya gezmeler bizimkini biraz hırçınlaştırdı,  o da yoruldu ve değişikliklere adapte olmaya çalışıyor. Aynı bizim gibi... Şimdilik bu kadar...
 

Oğluşuma Üçüncü Yaşı ile İlgili Kısa Not: Hayatıma yaydığın ve üç senede bütün hayatımı kaplayan o güzel kokun ve güzel gülüşün için iyi ki varsın...

1 yorum:

  1. nasıldı erdem'le yurtdışı deneyimi, biz yurt içi seyahatlerde başarılıyız ama yurtdışına cesaret edemedik henüz Emre'yle

    YanıtlaSil