14 Ocak 2012 Cumartesi

Uzaklarda bir doğumgünü

Esyalarımızı, bavulumuzu topladık tekar döndük bu şehre... Ne kadar ilginç insanın yasadığı yer evi, başkasının memleketi yaşadığı yer oluyormuş. Biz henüz idrak edemesekte İngiltere de bir parçamız oluvermiş...

Sıcak  ve güneşli günler umuduyla geldiğimiz Türkiye bizi pek beklediğimiz gibi karşılamadı. Yalova yağmurlu, İzmir kapalı, Ankara ise buz gibiydi... Manchastera geldiğimizde Ankardan daha ılık olmasına şaşırdık. Erdemle seyahatimiz bu yaştaki bir çocukla üç hafta evden ayrı kalmak nasıl olursa aynen öyleydi... Kimi zaman kah kahalı, kimi zaman bol çıglıklı...Yine de annanesi, babannesi, dedesi, teyzesi, halaları bol bol hasret giderdiler kendisiyle. Ankarada annanemizin bel fıtığının tutması ile ordaki günlerimiz biraz daha üzücü geçti, Erdemdeki nedensiz ağlama, iştahsızlık, huysuzluk biraz daha arttı, ama artık dönmeye yakın iştahı biraz daha iyiydi...


Kalabalıkta Erdemin konuşması iyice ilerledi, artık kendi yaptığı her şeyi sözcüklere döker oldu, cümleler uzadı...Kuzenleri Beyza ve Kerem ile güzel vakit geçirdiler, geçen sefer geldiğimizde Keremle pek anlaşmamışlardı ama bu sefer bizi de şaşırtarak pek bir iyi anlaştılar, yakalamacalar, oyunlar... Kalabalık ve güzel günlerin ardından çekirdek aileye geri döndük...


Bu arada oğlumun kayıtlarını tutarken araya kendimi de sıkıştırıyım dedim, bugün doğumgünüm. Dönmeden önce kardeşimin aldığı pasta ile erken bir kutlama yaptık. Yaşlandıkça hele de çocuk olduktan sonra ona ilişkin herşeyi hatırlayıp unutmamaya çalışıyorken, kendimizle ile ilgili olanları yavaş yavaş önemsizleştiriyoruz galiba...

Ama annelik tecrübem gösterdi ki kaç yaşına gelirsem geliyim her doğumgünümü aynı heyecan ve aynı kalp çarpıntısı ile kutlamaktan vazgeçmeyecek biri olacak... O yüzden burdan seni kutluyorum ANNECİM... Nice yıllara...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder